Ürün vakası · Fintech girişimi
Masadan ödemeyi işletme gerçekliğiyle sınamak.
Dört kişilik ekiple geliştirdiğimiz ByePay; restoran ve kafelerde QR kod ya da NFC ile masadan ödeme deneyimini sadeleştirmeyi hedefleyen bir teknoloji platformuydu.
- Ekip
- 4 kişi
- Ürün
- QR & NFC ile masadan ödeme
- Hedef
- Restoran ve kafeler
- Sonuç
- Beklemeye alındı · Öğrenim vakası

Kısa cevap
İyi bir arayüz ödeme deneyimini hızlandırabilir; fakat fintech ürününde asıl sistem, ekranın arkasındaki mevzuat, mutabakat ve entegrasyonlarla birlikte çalışır.
Problem
Yemek biter; ödeme için bekleme başlar.
Restoran deneyiminin son adımında müşterinin garsonu beklemesi, hesabı istemesi, bölüşmesi ve kasadaki yoğunlukla karşılaşması gereksiz bir sürtünme yaratıyordu.
ByePay’in temel vaadi; masadaki QR kodu okutunca ya da NFC noktasına telefonu yaklaştırınca hesaba erişmek, payı seçmek, bahşiş eklemek ve ödemeyi tamamlamaktı.
Ürün sistemi
Tek bir ödeme ekranı değil, iki taraflı bir operasyon.
Müşteri tarafındaki hız kadar işletmenin POS entegrasyonu, masa eşleştirmesi, otomatik mutabakatı ve ödeme takibi de ürünün parçasıydı.
Bu nedenle akışı yalnızca kullanıcı ekranı olarak değil; restoran, ödeme altyapısı ve operasyon paneli arasında çalışan bir sistem olarak kurguladık.
- QR ve NFC ile masaya bağlanan web deneyimi
- Hesap bölme ve bahşiş senaryoları
- İşletme paneli ve ödeme takibi
- POS entegrasyonu ve mutabakat ihtiyacı
Saha doğrulaması
Büyük görüşmeler, daha büyük sistem soruları.
Ürünü büyük ölçekli firmalarla anlaşma değerlendirme aşamasına taşıdık ve kurumsal görüşmeler yaptık. Bu süreç, ihtiyacın gerçek olduğunu görmemizi sağlarken çözümün yalnızca teknolojiyle tamamlanamayacağını da gösterdi.
Vergi yapısı, ödeme mevzuatı ve kamu sistemleriyle uyum gibi konular ticari modelin merkezine yerleşti.
Neden başarısız oldu?
Çalışan bir ürün, tek başına sürdürülebilir bir iş değildi.
Büyük işletmelerle görüşme ve anlaşma aşamasına kadar ilerledik; ancak ödeme mevzuatı, vergi sistemi ve gerekli entegrasyonlar ticari modeli uygulanabilir olmaktan çıkardı. Bu nedenle ürünü beklemeye aldık.
Sorun tek bir eksik özellik değildi. Teknik ürün çalışsa bile mevzuat ve iş modeli aynı anda doğrulanmadığında ölçeklenebilir bir sisteme dönüşemiyordu.
Bu süreçten ne öğrendik?
Ürünün görünmeyen tarafını daha erken test etmek.
Fintech’te arayüz ve teknoloji kadar ödeme lisansı, vergi yapısı, paydaş haritası, entegrasyon maliyeti ve gelir modeli de ürünün kendisi. Bugün yeniden başlasak bunları fikir aşamasında paralel doğrularız.
Başarısızlığı saklamak yerine hangi varsayımın yanlış çıktığını görünür kılmak, sonraki ürün kararlarımızı daha güçlü hale getirdi.
Bende kalan
Bu proje pazara çıkmadı; ama ürün geliştirme anlayışımı pazara, mevzuata ve iş modeline açtı.
Birlikte çalışalım